|
Osmanlı İmparatorluğu, geniş
sınırları içerisinde ilk ve orta dönemlerinde tam anlamı ile
merkezi bir para sistemi kurup işletme başarısı gösterememiştir.
İmparatorluğun
değişik yörelerinde farklı değerler taşıyan para birimleri
kullanılmıştır. Devletin bütçeleri genel olarak akçe birimi ile
yapılmasına karşın, zaman zaman farklı paralarla da tertip
edilmiştir.
Osmanlılar fethetmiş oldukları yerlerde halkın örf ve adetlerine,
alışkanlıklarına fazla karışmadan pratik çözümler üretmiş ve bu
politikalar neticesinde farklı adlar altında farklı para birimleri
darpettirmiştir.
Arap
ülkelerinde Memlük para birimi, doğuda İran şahisi, batıda Macar
pensi ve altını, Magripte farklı para birimleri kullanılmıştır. Bu
paralar, Osmanlı idaresinin denetim ve kontrolunda sultan adına
basılmış olmasına karşın, bu kadar çok paranın denetiminde pek çok
zorluklarla karşılaşılmıştır. Paranın iyi denetlenememesi halinde
imparatorluk içinde ayaklanmalar bile çıkmıştır. İmparatorluk
içersinde yabancı paranın dolaşmasına izin verilmiş, hatta
merkezden bu paraların günlük rayiç bedelleri bile tespit
edilmiştir.
Bir
ekonominin iyi anlaşılabilmesi; para sisteminin sağlıklı olarak
belirlenmesi ile yakından ilgilidir. İşlerin çok iyi gittiği
devirlerde bile bu karmaşık para sisteminin sağlıklı biçimde
merkezden denetlenmesinde güçlüklerle karşılaşılmıştır. Osmanlı
devletinin resmi parası gümüşten darp edilen akçe idi. Dolayısıyla
akçe imparatorluk içinde geçerli tüm paraların değerlerini tespit
etmekte kullanılan tek para birimiydi. Gümüş metaline dayalı bu
para biriminin değeri merkezi idarece tespit edilmekte idi.
Akçenin değerinde meydana gelen değişiklikler; imparatorluk
içindeki ücretleri, eşya fiyatlarını, dış ticareti ve değerli
metallerin fiyatlarını, savaş masraflarını, diğer bir deyişle
imparatorluk sınırları içinde yaşayan tüm insanların yaşantısını
dolaylı bir şekilde etkilemektedir Akçenin ilk darp edildiği
tarihten yaklaşık 700 sene geçmiş olmasına karşın günümüze kadar
bu para biriminin hangi ölçü birimine dayalı olarak darp edildiği
dahi kesin bir biçimde açıklığa kavuşmuş değildir. Nümismatik
ilminin halen üniversite düzeyinde bir bilim dalı olarak ele
alınıp gerçekleştirilmeyişi çok üzücüdür. Bu bilim dalı
tarihçilerimizin akademik düzeyde sürdürdükleri çalışmalarla
sınırlı olarak kalmaktadır. Bu sahada çalışmalarını kısıtlı
imkânlarla sürdürmeye çalışan Türk Nümismatik Derneğinin mevcut
eski eserler kanununa göre yaşamını sürdürmesi bile bir mucizedir.
Bu çalışmamızın amacı Osmanlı imparatorluğunda darp edilen
devletin resmi parası olan akçe ile birlikte altın ve bakır
paraların hangi ağırlık birimine göre darpedildiğini tespit
etmektir.
BU
KONUDAKİ GÖRÜŞLER
Bugüne kadar akçenin darbında hangi ağırlık biriminin
kullanıldığına dair yapılan çalışmalar genelde 3 temel görüş
üzerinde yoğunlaşmış bulunmaktadır.
a-
Klasik görüş: Eski Osmanlı ağırlık birimiyle (rumi dirhemle)
yayımlanan kitaplarda akçelerin ağırlıkları, normal rumi dirhem
ölçülerine göre verilmektedir. Buradan elde edilen veriler metrik
sisteme çevrildiğinde bu birim ölçüsü kullanılmaktadır. Bu durum;
Osmanlıda akçenin rumi dirhem birimlerine göre darpedildiği
izlenimini vermektedir. Değerli iktisat tarihçimiz Mustafa
Akdağ’ın da ısrarla savunduğu bu ölçü birimine
göre:
Bir miskal = 4.81
gr. = 24 karat = 1.5 dirhem
Bir dirhem = 3.207
gr.
Bir karat = 0.2004
gr.(4.81/24 = 0.2004 veya 3.207 /16 = 0.2004 gr.)
Bir karat = 4 dank
Bir dank = 0.0501
gr.( 0.2004 /4 = 0.0501 gr.) dır.
Adı geçen yazar
Osmanlı akçesinin 1000 üzerinden 900 ayar gümüşle darpedildiğini,
gümüşün metal değeri ile akçenin metal değerinin aynı olduğunu birçok Osmanlı
nümismatının görüşlerini de öne sürerek savunmuştur. Esasen birçok
nümismat arkadaşımızın da
görüşleri bu doğrultudadır.2
b-
Nümismat kökenli
tarihçimiz Nezihi Aykut’a göre “ Orhan Gazi’nin akçeleri; diğer
Anadolu beylikleri gibi, Osmanlılar da İlhanlılara tabi olup vergi
verdiklerinden, zaruri olarak ilhanlı dirhemlerine uygunluk
göstermektedirler.”15
Gazan Mahmut Han (
694-704 H = 1295-1304), 696 H (1296-7) de
yapmış olduğu para ıslahatıyla bütün tabi
devletlerin sikkelerinin Tebriz miskaline göre ayarlanmasını
emretmiştir.
Tebriz miskalinin
ağırlığı 4.608 gramdır.
Bir miskal = 1.5
dirhem = 24 karat = 96 habbe
Bir Tebriz miskali =
1.5 dirhem
Bir dirhem = 3.072
gr (3.072* 1.5= 4.608 gr)
Bir karat (
keçiboynuzu çekirdeği) = 0.192 gr.
(4.608 /24 =
0.192 gr.)
Bir habbe (
buğday tanesi) = 0.048 gr. (0.192/4 = 0.048 gr) dır.
|