|
Canca / Canice |
Canca, Trabzon yakınında
bulunan Gümüşhane'dir. Evliya Çelebi diyor ki : Kale, Fatih Sultan
Mehmed Han'ın eline girmiştir. O asırda burada bulunan maden-i sim
hiç bir diyarda yoktu. Şehre o zaman da Gümüşhane denilmişse de
Defterhane-î Âli Osman'da Canca yazılmıştır.
(EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ cilt-1) |
Canca is the city Gumushane (Gumushane means "Silver workplace"),
which is located near to Trabzon, by the Black Sean in northern
Turkey. Evliya Celebi stated: "The Fortress fell into the hands of
Fatih Sultan Mehmed Han [Mehmed II]. The amount of resources, which
were found there, did not exist anywhere else, during these times.
However, the city's name was written as Canca, even if the city was
called Gumushane. |
|
Ceb-i Hümayun akçası |
Sadece Bursa’dan toplanan vergiden padişahın
şahsına verilen 5,000 altın lira.Bu özel vergi Tanzimat ile
kaldırılmıştır. |
The taxes raised in Bursa (5000 gold lira), which were given to the
official of the Sultan. This special tax was abolished with the
reforms in 1839 knows as the "tanzimat." |
|
Cedid |
Yeni,
şimdiye kadar kullanılmamış . |
New, has yet not been used. |
|
Cedid Adli Altın : |
Adli ya da
Atik Adli altınların taklitlerinin sıkça ele geçirilmesi ve altın
ayarının 19'dan 17'ye düşürülerek hazineye gelir temini
amaçlanarak yeniden darbedilen bu sikke tipine Cedid (yeni) adli
altın adı verilmiştir. Önceki tipten farklı olarak Tuğranın
çevresine “Sultan-ı Selatin-i Zaman Mahmud Han”,yazı yüzüne
merkeze ” duribe fi Kostantiniyet’il-mahruse” çevresine de “dame
mülke(hu) ve saltanatühu” yazılmıştır.(AH 1239, AD1823) |
|
|
Cedid Eşrefi : |
Istanbul ve
Mısır'da basılan Eşrefi altınlar rayiç olarak eşit tutulmasına
rağmen ne ağırlık ne de ayar olarak birbirini tutmuyor, İstanbul
darbı altınlar Mısır’a götürülüp burada eritiliyor piyasadaki Mısır
altınının sürekli olarak çoğalmasına sebep oluyordu. Bu duruma mani
olmak için bakır ve gümüş ilave edilen yeni altınlara Tuğra
basılmış, 300 akçeye karşılık olacağı benimsenen bu yeni paraya
Cedid Eşrefi adı verilmiştir. Bu paralar çoğalıncaya kadar diğer
altınların darphane-i Amire’ye getirilerek eritilmesi ve yeni tipde
tuğralı olarak darbedilmesi için için irade çıkmış Mısır valisine de
ferman ile 22 ayarda 100 adedi 115 vezine eşit sikke kesilmesi
emrolunmuştur.(Hammer ,12.c,409). 1696 da II.Mustafa adına
farbedilen bu tuğralı paralar altın üzerinde ilk uygulama olması
açısından çok önemli olup, örnek teşkil etmiş, her ne kadar Cedid
Eşrefi adı verilmişse de halk arasında Eşrefi adı ile veya Tuğralı
Altun adı ile anılmaya devam etmiştir. Bu ad zamanla Zer-i Mahbub
şekline dönüşecektir. |
|
|
Cedid İslambol / Zer-i İslambol : |
Cedid
Eşrefilerin istenen beklentiye cevap vermemesi üzerine 100 adedi 110
dirhem gelmek üzere 1716’da basılarak piyasaya sürülmüş bu altın
parada kenarlar zincirli, dairenin çevresi nakışlı bir yüzü sadece
Tuğralı yazı yüzünde ise “duribe fi Islambol yazılı idi. 3 kuruş
bedel ile tedavül etmiş bu altına Zer-i İslambol adı da verilmiştir. |
|
|
Cedid Zencirikli : |
İbrahim Artuk,
İslami Sikkeler Kataloğu II.den aldığımız bilgilere göre Tebriz
Seraskeri nin talebi üzerine Tebriz’de bir darphane kurularak burada
24 ayar altından 100 adedi 110 dirhem ağırlığında 400 akçe
kıymetinde altın paralar basılmış(1138 hicri, 1725-26
miladi,III.Ahmed dönemi) bu paralar önce İstanbul altınları ile eş
değer tutulmuş, Tiflis ve Revan’da da bu tip darbı gerçekleştirilmiş
ancak ayar konusunda takip eden günlerde sahtekarlık yapıldığı
tesbit edilmiş, Tebriz darphanesi önce uyarılmış sonra Istanbul’da
bastırılan örnekler gönderilmiş, yanlışda ısrarın devamı üzerine bu
darphaneler kapatılmıştır. |
|
|
Cezayir-i Bahri Sefid |
Eyalet,17.yy başında
Gelibolu, Eğriboz, İnebahtı, Karlıeli, Mizistre,Rodos ,Midilli, Kocaeli,
Biga, Sığla ve Sığacık, Sakız, Nakşe ve Mehdiye sancaklarından
oluşuyordu. 19.yy ortalarında merkezi önce Çanakkale’ye sonra da
Sakız’a nakledildi. Kıbrıs da bu dönemde eyalete bağlı sancaktı. |
|
|
Cezayir-i Garb Ocağı :
|
Cezayir ve çevresi. |
Cezayir (Ottoman state of eyalet of Algerian coasts) and its
surroundings. |
|
Cihadiye |
II.Mahmud döneminde 3.cülus yılında harp
masraflarını çıkartmak maksadı ile tedavül ettirilen gümüş beş kuruş. |
A silver 5 Qurush. It was introduced with the 3rd regnal year of
Mahmud II to compensate expenditures of the naval battle. |
|
Cihar-i Yar-i Güzin |
Dört Halifenin (Ebubekir, Ömer, Osman,
Ali) Osmanlı paraları üzerindeki ortak ismi |
The combined term of the 4 Caliphs (Ebubekir, Omer, Osman, Ali) on
Ottoman Coins. |
|
Cülus :
|
Arapça oturmak anlamındadır.Padişahların tahta geçmesi
anlamındadır. |
To sit in the Arabic language. The accession of a Sultan. |
|
Cülus Bahişi |
Yeni padişahın tahta geçişi sebebi ile
ulemaya,askere ve memura verilen bahşiş.Standart hale gelen ifade
aynen şöyledir , “kullarımın cümle bahşiş ve terakkileri
makbulümdür,verilsin”. Bu olayı kanun haline getiren Fatih Sultan
Mehmed’dir. |
The tip or money given to doctors of Moslem religious law, defence
authorities and civil servants upon the accession of a new sultan.
Over the years this custom evolved into a proverb which states: "I
accept to give the whole tip for the advance of our soldiers. This
became a law under Mehmed II |
|
Çekirdek : |
0,8775 gram ağırlığında ölçü birimi. |
Means
seed. A measurement unit which equals to 0.8775gr. |
|
Çeşnici
: |
Basılacak altın ve gümüş paranın ayarını
tutturan,kontrol eden kişi. |
The person who controls the silver and gold content of the coins to be
minted/struck. |
|
Çeyrek |
Farsça Cihar (4) ve yek (1)(tavla
oynayanlar bilirler)kelimesinden bozularak dörtte bir anlamında
kullanılmıştır. |
Means
quarter. It comes from the Persian/Farsi language where Cihar (4) and
yek (1) (those who play backgammon will know) are broken up and to
form a new word which means 1 of 4. |
|
Çil
akçe/akça : |
Tam ayarında yeni basılmış para . |
The akches which are freshly minted. Also used for uncirculated (UNC). |
|
Çürük akçe / zayıf akça/ Züyuf akçe :
|
Ayarı düşük madeni para. |
Low in silver or gold coins. |