Güncelleme / Updated  
22/10/2008
 
www.tekinnumismatik.com
spacer
spacer
www.tugra.org

     
Canca / Canice Canca, Trabzon yakınında bulunan Gümüşhane'dir. Evliya Çelebi diyor ki : Kale, Fatih Sultan Mehmed Han'ın eline girmiştir. O asırda burada bulunan maden-i sim hiç bir diyarda yoktu. Şehre o zaman da Gümüşhane denilmişse de Defterhane-î Âli Osman'da Canca yazılmıştır. (EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ cilt-1) Canca is the city Gumushane (Gumushane means "Silver workplace"), which is located near to Trabzon, by the Black Sean in northern Turkey. Evliya Celebi stated: "The Fortress fell into the hands of Fatih Sultan Mehmed Han [Mehmed II]. The amount of resources, which were found there, did not exist anywhere else, during these times. However, the city's name was written as Canca, even if the city was called Gumushane.
Ceb-i Hümayun akçası Sadece Bursa’dan toplanan vergiden padişahın şahsına verilen 5,000 altın lira.Bu özel vergi Tanzimat ile kaldırılmıştır. The taxes raised in Bursa (5000 gold lira), which were given to the official of the Sultan. This special tax was abolished with the reforms in 1839 knows as the "tanzimat."
Cedid Yeni, şimdiye kadar kullanılmamış . New, has yet not been used.

Cedid Adli Altın :

Adli ya da Atik Adli altınların taklitlerinin sıkça ele geçirilmesi ve altın ayarının 19'dan 17'ye düşürülerek  hazineye gelir temini amaçlanarak yeniden darbedilen bu sikke tipine Cedid (yeni) adli altın adı verilmiştir. Önceki tipten farklı olarak Tuğranın çevresine “Sultan-ı Selatin-i Zaman Mahmud Han”,yazı yüzüne merkeze ” duribe fi Kostantiniyet’il-mahruse” çevresine de “dame mülke(hu) ve saltanatühu” yazılmıştır.(AH 1239, AD1823)

 

Cedid Eşrefi :

Istanbul ve Mısır'da basılan Eşrefi altınlar rayiç olarak eşit tutulmasına rağmen ne ağırlık ne de ayar olarak birbirini tutmuyor, İstanbul darbı altınlar Mısır’a götürülüp burada eritiliyor piyasadaki Mısır altınının sürekli olarak çoğalmasına sebep oluyordu. Bu duruma mani olmak için bakır ve gümüş ilave edilen yeni altınlara Tuğra basılmış, 300 akçeye karşılık olacağı benimsenen bu yeni paraya Cedid Eşrefi adı verilmiştir. Bu paralar çoğalıncaya kadar diğer altınların darphane-i Amire’ye getirilerek eritilmesi ve yeni tipde tuğralı olarak darbedilmesi için için irade çıkmış Mısır valisine de ferman ile 22 ayarda 100 adedi 115 vezine eşit sikke kesilmesi emrolunmuştur.(Hammer ,12.c,409). 1696 da II.Mustafa adına farbedilen bu tuğralı paralar altın üzerinde ilk uygulama olması açısından çok önemli olup, örnek teşkil etmiş, her ne kadar Cedid Eşrefi adı verilmişse de halk arasında Eşrefi adı ile veya Tuğralı Altun adı ile anılmaya devam etmiştir. Bu ad zamanla Zer-i Mahbub şekline dönüşecektir.

 

Cedid İslambol / Zer-i İslambol :

Cedid Eşrefilerin istenen beklentiye cevap vermemesi üzerine 100 adedi 110 dirhem gelmek üzere 1716’da basılarak piyasaya sürülmüş bu altın parada kenarlar zincirli, dairenin çevresi nakışlı bir yüzü sadece Tuğralı yazı yüzünde ise “duribe fi Islambol yazılı idi. 3 kuruş bedel ile tedavül etmiş bu altına Zer-i İslambol adı da verilmiştir.

 

Cedid Zencirikli :

İbrahim Artuk, İslami Sikkeler Kataloğu II.den aldığımız bilgilere göre Tebriz Seraskeri nin talebi üzerine Tebriz’de bir darphane kurularak burada 24 ayar altından 100 adedi 110 dirhem ağırlığında 400 akçe kıymetinde altın paralar basılmış(1138 hicri, 1725-26 miladi,III.Ahmed dönemi) bu paralar önce İstanbul altınları ile eş değer tutulmuş, Tiflis ve Revan’da da bu tip darbı gerçekleştirilmiş ancak  ayar konusunda takip eden günlerde sahtekarlık yapıldığı tesbit edilmiş, Tebriz darphanesi önce uyarılmış sonra Istanbul’da bastırılan örnekler gönderilmiş, yanlışda ısrarın devamı üzerine bu darphaneler kapatılmıştır.

 
Cezayir-i Bahri Sefid Eyalet,17.yy başında Gelibolu, Eğriboz, İnebahtı, Karlıeli, Mizistre,Rodos ,Midilli, Kocaeli, Biga, Sığla ve Sığacık, Sakız, Nakşe ve Mehdiye sancaklarından oluşuyordu. 19.yy ortalarında merkezi önce Çanakkale’ye sonra da Sakız’a nakledildi. Kıbrıs da bu dönemde eyalete bağlı sancaktı.  
Cezayir-i Garb Ocağı : Cezayir ve çevresi. Cezayir (Ottoman state of eyalet of Algerian coasts) and its surroundings.
Cihadiye II.Mahmud döneminde 3.cülus yılında  harp masraflarını çıkartmak maksadı ile tedavül ettirilen  gümüş beş kuruş. A silver 5 Qurush. It was introduced with the 3rd regnal year of Mahmud II to compensate expenditures of the naval battle.
Cihar-i Yar-i Güzin Dört Halifenin (Ebubekir, Ömer, Osman, Ali) Osmanlı paraları üzerindeki ortak ismi The combined term of the 4 Caliphs (Ebubekir, Omer, Osman, Ali) on Ottoman Coins.
Cülus : Arapça oturmak anlamındadır.Padişahların tahta geçmesi anlamındadır. To sit in the Arabic language. The accession of a Sultan.
Cülus Bahişi Yeni padişahın tahta geçişi sebebi ile ulemaya,askere ve memura verilen bahşiş.Standart hale gelen ifade aynen şöyledir , “kullarımın cümle bahşiş ve terakkileri makbulümdür,verilsin”. Bu olayı kanun haline getiren Fatih Sultan Mehmed’dir. The tip or money given to doctors of Moslem religious law, defence authorities and civil servants upon the accession of a new sultan. Over the years this custom evolved into a proverb which states: "I accept to give the whole tip for the advance of our soldiers. This became a law under Mehmed II
Çekirdek : 0,8775 gram ağırlığında ölçü birimi. Means seed. A measurement unit which equals to 0.8775gr.
Çeşnici : Basılacak altın ve gümüş paranın ayarını tutturan,kontrol eden kişi. The person who controls the silver and gold content of the coins to be minted/struck.
Çeyrek Farsça Cihar (4) ve yek (1)(tavla oynayanlar bilirler)kelimesinden bozularak dörtte bir anlamında kullanılmıştır. Means quarter. It comes from the Persian/Farsi language where Cihar (4) and yek (1) (those who play backgammon will know)  are broken up and to form a new word which means 1 of 4.
Çil akçe/akça : Tam ayarında yeni basılmış para . The akches which are freshly minted. Also used for uncirculated (UNC).
Çürük akçe / zayıf akça/ Züyuf akçe : Ayarı düşük madeni para. Low in silver or gold coins.