|
Koleksiyonculuğa, 1978
yılında Van’da memur olan eniştemin yanına gittiğim tatilde
başladım. Eniştem çevre köyleri gezerken topladığı madeni
paraları koyduğu bir kutuyu bana hediye etti. Kutunun içinde yerli
yabancı bir sürü madeni para ve bir kaç tanede kağıt para vardı.
Sonraki günlerim o paraları okumaya çalışmakla geçti. İstanbul’a
dönünce, para koleksiyonun yanına, o aralar çok yaygın olan pul
koleksiyonunuda ekledim (Hala satmaya kıyamadığım çok güzel bir
uçak postası pulları koleksiyonum vardır). Para koleksiyonum ise
tanıdıklarımdan topladığım paralarla sınırlı kaldı. Bir süre sonra
da her ikisinide bir köşeye koydum ve unuttum ...
Şimdi kasedi
hızla ileri sarıyoruz. Yıl 2001, evliyim, bir de çocuğum var. İş
güç yerinde. Raftaki pullar ve paralar bana bakıyor. Şunları bir
karıştırayım, içinde ne var ve internette bunlar hakkında bir
şeyler bulabilirmiyim diye araştırmaya başlıyorum. Başlayış o
başlayış. Kağıt paralar özelliklede yabancı kağıtlar çok ilgimi
çekmeye başladı. Hiç adını duymadığım, hiç bir zaman gidemiyeceğim
veya haritadan silinmiş ülkelerin paralarını almak, önünü arkasını
incelemek, kataloglamak saatlerimi almaya başladı. Ancak bir süre
sonra yerel kaynakların çokta geniş olmadığını ve bu işe ayırdığım
paranın yetmeyeceğini anladım. Özellikle ulaşılabilecek ürün
yetersizliği beni Cumhuriyet paralarına yöneltti. 2002 yılından
itibaren yabancı para koleksiyonumu olduğu yerde bırakarak sadece
Cumhutriyet madeni ve kağıt paralarına toplamaya başladım.
İlk 1.emisyon
çiftçi 1 Lira’mı dedeme gösterdiğimde : nerden buldun bunu, 60-70
yıldır görmemiştim, demesini, hele arkadaşlarıma İnönü kağıt
paralarını gösterdiğimde : bizde Atatürk’lüden başka kağıt para da
mı vardı ? demeleri koleksiyon yapma amaçlarımı bambaşka yönlere
çevirdi.
Türkiye’ye ilk
kişisel bilgisayarı (Spectrum’u hatırlayanınız var mı ?)
getirenlerden biri, Türkiye’de büyük şirketler haricinde interneti
ilk kullananlardan birisi (ayda 500$ internet bağlantı ücreti
ödediniz mi hiç ?) olarak kendi çapımda da olsa bu konuda bir
şeyler yapmalıydım. Tamamen kendi çabalarımla öğrendiğim web
bilgilerimle
www.turkishbanknotes.info sitesini kurdum. Sayfamı sadece
fiyat listesi amaclı değil, türk kağıt ve madeni paraları üzerine
haber veren bir portal olarak kurmayı amaçladım. Hala istediğim
seviyeye gelmedi ama o da olacak.
Cumhuriyet
paralarının çoğunu 2 yıl içinde koleksiyonuma koyunca yapacak
başka şeyler aramaya başladım. Müzayedelerde zaman zaman Osmanlı
paraları görüyordum, fakat üzerindekilerden hiç bir şey
anlamadığım için pek ilgilenmemiştim. Elimde bulunan bir kaç
paranın üzerindeki arapça rakamları okumaya başlayarak işe
başladım. Sonunda karşıma Fatih Beyazıt çıktı. Tam bir derya. Sor
anlatsın, yaptığı koleksiyondan bu kadar zevk alana az rastlanır.
Onunda ittirmesiyle Osmanlı paralarına daldım ve internette
araştırmaya başladım. Sonuç tam bir hüsran. İnternette Osmanlı
paraları ile ilgili, bir kaç tane satış sitesi haricinde, doğru
dürüst bilgi veren tek bir site bile yok. Gerçekten inanılmaz, en
aklınıza gelmeyen ülkelerin bile çok detaylı web sayfaları varken
koskoca 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu paralarının esamesi
okunmuyor. Fatih Beyazıt, Kağan Çilingiroğlu ile yaptıkları web
sayfasından ve deneme çalımasından bahsedince, bu konuda bende
yardımcı olmak istediğimi söyledim ve bir deneme çalışması da ben
yaptım. Sonunda ihale üstüme kaldı ve görmekte olduğunuz siteyi
oluşturmaya başladık.
NEDEN OSMANLI
?
Türkiye
Cumhuriyeti’nde Osmanlı bir tabudur. Cumhuriyet kurulurken, o
zaman için gayet anlaşılır nedenlerle geçmişe bir çizgi çekilmiş
ve her şeye sıfırdan başlanmış. Öyle bir imparatorluk düşünün ki
basiretsiz ve zamana ayak uyduramayan yöneticeleri sayesinde son
100 yılını savaşarak ve neredeyse hepsini kaybederek geçirmiş.
Toplum tam bir travma içinde, bütün kaynakları tükenmiş. Osmanlı
denince hatırladıkları İstanbul'un fethi değil, Rus ordusunun
Yeşilköy önlerine kadar gelmesi veya Dolmabahçe önüne demirlemiş
İngiliz savaş gemileri. Cumhuriyeti kuranların önlerinde fazla bir
seçenek yoktu, topluma yeni bir sayfa açtıklarını göstermenin tek
yolu Osmanlı’yı yok saymaktı. Öylede yaptılar. Her ne kadar
Osmanlı’yı toplumun gözünden uzak tutsalarda , Osmanlı döneminde
kurulan pek çok kurumu Cumhuriyet döneminde de yaşatmaya devam
ettiler.
Ben çevremde,
sonuna kadar cumhuriyetçi, laik birisi olarak bilinirim. Bu siteyi
yaparken, en üste koyduğum fotoğrafta İstanbul silueti kullanmayı
düşündüm. İstanbul silueti olarak aklınıza ne gelir ? Cami’den
başka bir şey olabilir mi ? Tarihi yarım adaya bir bakın
minarelerden başka ne görebilirsiniz ? Böyle bir fotoğraf koymam
bile çevremden enteresan tepkiler almama neden oldu. Ben
Osmanlı’yı, sadece onu değil bütün tarihimizi tartışalım,
araştıralım istiyorum. Saltanatı, hilafeti geri getirelim
demiyorum ki. Bize yıllarca Osmanlı sultanlarının savaşlarını,
onları da sadece gittik yendik/yenildik geldik diye öğrettiler. Bu
adamlar nasıl böyle bir imparatorluk kurmuşlar, sonra neden
dağılmışlar. Hiç bir ayrıntı yok. Kendi tarihine sahip çıkmayan
toplum köksüz ağaca benzer. Yıllar önce Amerika seyahatimde San
Fransisco’da bir askeri bina gezdirdiler. Önüne dört tane top
koymuşlar. Hani şu Lürfi Kırdar Kongre Sarayı'nın önüne balık
istifi dizilmiş olanlar var ya işte onların üçte biri boyutunda
dört tane top, tarihiymiş ! 150 (yüzelli) yıllık. Ama nasıl
anlatıyorlar sanırsınız 1000 yıllık. Adamlar bir toplum yaratmak
için tarih yaratmaya çalışıyorlar, yetmiyor, yıllarca
katlettikleri kızılderililerin tarihine bile sahip çıkıyorlar.
Bizse, hiç bir şey değilse bile çok ama çok az şey yapıyoruz.
Araştırma yapanlara da olmadık zorluklar çıkarıyoruz.
Tarih siz
beğenseniz de beğenmeseniz de orada. Sadece araştırılmayı
bekliyor. Biz bu siteyi kuranlar araştırmanın para kısmını
inceliyoruz. Bizden önce araştırma yapmış olanların yayınlarını,
kendi bilgilerimiz ile bir araya getirip siz koleksiyonerlerin ve
tarih severlerin hizmetine sunmaya çalışıyoruz.
Ama bu konuda
önümüzde çok büyük bir engel var : yasalar. Halen Türkiye’de
(Hicri)1255 tarihinden eski Osmanlı parası bulundurmak için çok
özel bir izne sahip olamanız gerekir. Yurtdışında internet
ortamında satılan paraları görüp kedinin çiğere baktığı gib
bakıyoruz, ve elimizden hiç bir şey gelmiyor. Umarız en kısa
zamanda bu da değişecektir.
Kaan Uslu
28/9/2004 |